Düşünme İhtiyacı ve Felsefenin Durumu - Birinci Bölüm

Çağımız İnsanı, İnsana yabancılaştırılmıştır

Çağimiz derken, ucyuz yillik bir zaman bolumunu kasdetmekteyiz. Bu, 18., 19. ve 20. yuzyillari icine alir.Bundan onceki donemlerde, insanoglunun durumu, ker kit'ada ve
iklimde ayri ayri olmakla birlikte, genel olarak denebilir ki, atalarimiz, dis dunyadan cok, insan problemi etrafinda daha cok dusunuyorlardi. Eski Yunan'da "kendini bilmek" filozofinin temeli idi. Bu dusunce uzun zaman Bati Dunya'sinda onemli bir yer tuttu. Islam Dunya'sinda ise, yuce sahabi kadrosu, "kendini bilen Allah'i bilir" olcusu icinde hareket ediyordu. Dr. Alexis Carrel'e (1873-1944) gore de "modern insan, tipki ormanda
kaybolmus bir cocuk gibi, kendi yarattigi alemde maksatsiz oradan oraya dolasmaktadir." (Bakiniz, insanlar Uyanin, Alexis Carrel (L.Yazicioglu sf:105, Istanbul, 1956)

Yuce ve mukaddes kitabimiz Kur'an-i Kerim'de "insanin en guzel bir surette yaratildigi" ve insanin Allah'in yeryuzundeki "halifesi" olmakla sereflendirildigi bildirilir. Bu sebepten
sairlerimiz insani "alemin ozu" olarak gonullere islerdi. Insan guzel, insan ulvi, insan sevgi ve saygiya degerdi. Ilahi tecelliler, bu "camur dunya" uzerinde piril piril bir "ayna" gibi duran
insanin gonul ve suuruna ulasirdi. Sonra birseyler oldu. Bazi insanlar, her ne hikmetse, "Insan efsanesini yikmaya" karar verdi. Daha 18.yuzyilda J.J. Rousseau, Musavatsizlik uzerine Nutuk adi ile dilimize cevrilmis kitabinda: "tefekkur halinin tabiata aykiri bir hal oldugunu, tekemmul eden insanin soysuzlasmis bir hayvan oldugunu" iddia ederken, Montaigne, denemelerinde, insana "hasta hayvan" sifatini yakistiriyordu.

Ote yandan, S.Freud, insanin, hayvani insiyaklarinin ustunde, ulvi degerlere ve hayat tarzina tirmanisini "sublimation" adini verdigi patolojik (marazi) bir mekanizmaya baglamaya
calisiyordu. 19.yuzyil marksistleri ise "tek deger emek" slogani ile insanin "kol ve kas gucunu" esas alarak "proletaryayi" (kol iscisini) guya yuceltiyorlardi. Zaten materyalizmin unlu psikologu(!) Ivan Pavlov, insanda ruh, suur, irade gibi kavramlari reddediyor, insani sadece refleksler kompozisyonu tarzinda inceliyordu. Bu gayretler ilim adina da surduruluyordu Insan efsanesini yikmak isteyenler, acaip teoriler gelistirerek insanin Ademogullari olmadigini, hasa peygamberleri tekzip gayreti ile bizzat ilme ve veraset kanunlarina ters dusen teorileri propaganda ediyorlardi. Nerede ise, kavunu kabagin, leylegi sercenin, cinari maydanozun "evrimlesmesi" ile aciklayacak ve savunacak bu adamlar, insani su veya bu hayvana baglamak yoluna giriyorlardi. Artik dunya, nerede ise "en uygar hayvaniz biz" sarkisini koro halinde soylemeye hazirlaniyor. Mahkeme karari ile 1978 Turkiye'sinde "Eurovision yarismasina" hak kazanan bu "beste" juri tarafindan ikinci degilde birinci ilan edilse idi, belki dunya, bu imkani daha cabuk elde edecekti.

Evet, evet, materyalist dunyada, insan, kendini kaybetmek uzeredir. Dr.A.Carrel'in "insanlar uyanin" cigligi uyusturulmus, ve sartlandirilmis beyinlere artik ulasmiyor. Cilgin bir muzigin refakatinde insanlar, bir yerlere dogru suruklenip goturuluyor.


TÜRKOĞLU, DÜŞMANINI TANI