Gayelerimize erişebilmek için harplerin mümkün olduğu kadar
arazi kazançları ile neticelenmemesi zorunludur. Böylece harpler
ekonomik alana kaydırılacaktır.
Bu alanda milletler verdiğimiz yardımda üstünlüğümüzün kuvvetini
sezmekte gecikmeyeceklerdir. Bu durum her iki tarafı bizim beynelminel
ajan kadromuzun merhametine terkedecektir. Bu kadromuz milyonlarca
göze sahip olup; devamlı olarak gözetleme halindedir ve hiçbir
tahdit onları engellememiştir. Sonra bizim beynelminel hukukumuz,
milli hukuku ortadan kaldıracak ve devletin medeni kanunları,
tebası arasındaki münasebetleri nasıl idare ediyorsa, milletleri
öyle idare edecektir.
Halkın içinde kabiliyetleri ve kölece itaatlerine göre titiz
bir dikkatle seçeceğimiz idareciler, idare etme sanatında eğitim
görmemiş kimselerden olacak ve bundan dolayı kendilerinden müşavirleri
ve uzmanları olan çocukluklarından beri bütün dünya işlerini
idare etmek için yetiştirilen bilgi ve zeka sahibi kimselerin
ellerinde oyuncak olacaklardır. İyice bildiğiniz gibi bizim
bu uzmanlarımız idare hususunda ihtiyaç duydukları malumatı
bizim siyasi planlarımızdan, tarih derslerinden ve her an geçen
hadiselerin müşahedelerinin tatbikatı ile
yönetilemezler. Onlar neticelerden tenkidi bir görüş çıkarmayan
nazari usule alışıktırlar. Bundan dolayı bizim onları hesaba
katmaya ihtiyacımız yoktur.
Bırakın onları vakti gelinceye kadar kendilerini eğlendirsinler
veya girişkin mazilerinin yeni şekillerinin ümidi içinde ve
zevklerinin hayalleri ile yaşasınlar.
Bırakın; bizim onları ilmin emirleri diye kandırdığımız oyunların
başrolünü oynasınlar. Bu maksatla devamlı olarak basınımızın
vasıtası ile bu nazariyelere körü körüne itimat uyandırıyoruz.
Yahudi olmayanların bilim adamları bilgileri ile böbürlenecek
ve ilimden elde edeceği b ütün malumatı makul bir şekilde doğruluğunu
ispat etmeden tatbik mevkiine koyacaktır. Halbuki bizim arzu
ettiğimiz istikamette eğitmek için bunları kurnazlıkla tertip
etmişlerdir.
Bir an bile ifadelerimizi boş sözler sanmayın. Bizim tertip
ettiğimiz Darvinizm, Marksizm, Nietzcheism'in başarılarını dikkatle
düşünün. Biz Yahudiler için bu direktiflerin Yahudi olmayanların
üzerinde nasıl bir bölücü etki yaptığını görmek herhalde zor
olmayacaktır. Siyasette ve idari işler yönetmekte hata yapmaktan
kaçınmak için milletlerin düşüncelerini, seciyelerini ve temayüllerini
hesaba katmak bizim için zaruridir. Siyasetimizin zafer ve onun
meydana getirdiği mekanizmanın işleyişi, karşılaştığımız halkların
mizacına göre değişmelidir. Onun tatbikatı şimdiki zamanın ışığında
geçmişten alınan derslerin hülasalarına dayanmadıkça temin dilmeyecektir.
Bugünün devletlerinin elinde büyük bir kuvvet vardır ki; halkın
içinde düşünce hareketleri meydana getirir. Bu, basındır. Basının
rolü devamlı olarak ihtiyaçları zaruri imiş gibi göstermek ve
halkın şikayetlerini ifade etmek ve hoşnutsuzluk meydana getirmektir.
İfade hürriyetinin zaferi basında mücessem hale gelir.
Fakat Yahudi olmayan devletler bu kuvvetin nasıl kullanılacağını
bilmediler ve o kuvvet bizim elimize geçti. Basın vasıtası ile
kendimiz gölgede kalarak tesir yapmak gücünü kazandık. Her ne
kadar kan ve gözyaşı isek de basın sayesinde altını ele geçirdik.
Gerçi halkımızın içinden birçoğunu feda ettik, fakat altın elimize
geçti. Safımızdan fend edilen her şahıs Allah nazarında bin
Yahudi olmayan şahısa bedeldir.